KÖŞE YAZARLARI

Anayasa Mı? O Da Ne Ki?

T.C Devletinin, Türk Milleti tarafından kabul edilmiş Anayasası var mı?
Elbet bir Anayasamız var ama, takan yok. Tıpkı TBMM gibi!
Koruması gerekenler korumuyor, savunması gerekenler savunmuyor, uyması gerekenler de zaten uymuyor!
Anayasa Md. 130;
Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzel kişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler,
DEVLET TARAFINDAN KANUNLA kurulur…
Gelin görün ki, Resmi Gazetede yer alan Cumhurbaşkanlığı kararı ile Suriye’de, Gaziantep Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı EL-BAB’ta İktisadi ve Bilimler Fakültesi, AZEZ’de İslami İlimler Fakültesi, AFRİN’de Eğitim Fakültesi kurulması kararlaştırıldı.
-Bu Fakültelerin kurulması için bir kanun çıkarılmadı.
-Suriye Merkezi Hükümeti ile bir anlaşma da yapılmadı.
-El-Bab, Azez, Afrin Türk toprağı olmadığına göre, nerede kaldı “Suriye’nin Toprak Bütünlüğüne saygılıyız” diyen Türk Dış Politikası.
-Yarın ABD şunu dese, haksız mı olur?
Eyy Türk Devleti! Sen Suriye topraklarında kendi kararınla Fakülteler kuruyorsun. O zaman ben de Suriye topraklarında PKK-PYD Kürt Devletini kuruyorum! Ne diyeceğiz ki?
Bu adım, Suriye’de kurulacak bir Kürt Devletinin, Türkiye tarafından gizli kabulünün bir ön adımı olabilir mi?
YÖK, yaptığı yazılı açıklamada, “Merkezi yurtdışında bulunan yabancı üniversitelerin, Türkiye’de sözde şubeler açtığı ve mezunlar verdiği anlaşılmaktadır. Gençler bunlara inanmasın” demektedir.
Bu açıklama, Türk Devletinin ilgili birimlerinin çöktüğünün itirafıdır.
Araplar Türkiye’de yasa dışı üniversiteler açacak, mezunlar verecek ne İçişleri Bakanlığı, ne İL Valileri, ne YÖK, ne Emniyet, ne ana ne dana Muhalefet Partileri, ne de medya kuruluşları görmeyecek, duymayacak ha!
Görevlerini yapmayan bu sorumluların, koltuklarında 1 dakika bile oturmaları suçtur, haramdır.
Malezya kökenli “Uluslararası Tecdid (yenilenme) Üniversitesi”
Ürdün kökenli “Ümmet Bilim ve Teknoloji Üniversitesi”
Sudan kökenli “Neealın Üniversitesi”
Bunlar Türkiye’de AKP himayesinde “Arapça” eğitim veriyorlar.
On binlerce Kaçak Kur’an kurslarında, birer Taliban militanı gibi yetiştirilen küçücük çocuklar yetmedi,
Birer Atatürk düşmanı olarak yetiştirilen 787. 177 adet İmam Hatiplerde okuyan çocuklar yetmedi,
Şimdi sıra, her biri birer Humeyni’nin Devrim Muhafızı gibi yetiştirilecek Üniversite öğrencilerine mi geldi?
Türkiye’de bu yazdıklarımdan çok daha feci olaylar yaşanıyor.
Bizler Çoban Ateşi Gönüllüleri, hapis dahil her türlü eziyeti göze alıp Atatürk Cumhuriyetini koruma yolunda mücadele veriyoruz. Fakat, herkes kendi işinde, kendi keyfinde ve üstelik bize akıl veriyor.
-Aman Rifat Bey, CHP’ye yüklenmeyin, Meral Hanıma laf söylemeyin! Bahçeli hasta, ilişmeyin!
-Üniversite gençliği feryat ediyor! Eğitim kalitemiz sıfır, binalar başımıza göçecek, öğretim elemanı yok!
Bunlar tamam da, sizler neredesiniz? Demokrasi-Atatürk’ün lâik Cumhuriyeti- Hukuk Devleti-Sosyal Devlet yalnız bize mi gerek? Sizlerin ihtiyacınız yok mu? Din devletinde köle gibi mi yaşamak istiyorsunuz?
Gazetelerde haber;
CHP Lideri, uçak merdivenlerinde vatandaşlar gibi sıra bekledi!
Sayın Genel Başkan, senin işin bu değil. Senin işin Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucu ilkelerini korumak. Anayasanın uygulanmasını sağlamaktır. Bunu yapamıyorsan ne işin var orada?
Başka bir haber!
Bahçeli hastalandı! Geçmiş olsun, acil şifalar dilerim.
Sayın Bahçeli, hasta yatağında komisyon kurdurup CHP Genel Başkanını hapse attırmak için talimat yayınlıyor. Sayın Bahçeli, önce iyileşin sağlıklı düşünmeye başlayın, ayağa kalkın, sonra ne yapacaksanız zaten yaparsınız.
Türk Milleti sizin için komisyon kurdu, söylediklerinizle yaptıklarınızı karşılaştırdı ve hakkınızda bir hüküm verdi! Sarayı mutlu etmek için, Kılıçdaroğlu ’nu çarmıha gerseniz de bu karar değişmez…
Sayın Akşener;
Siz bir Türk anasısınız. Sadece bu sıfatınızdan dolayı dahi, sizi oturarak karşılama terbiyesizliğini gösteren Bilal Erdoğan’ın elini sıkamazsınız. “Siyaset gereği yaptım. Ne yapacaktım ki, üzerine mi atlayacaktım” dediniz. Siz Genel Başkansınız. Bilal sizin siyasi muhatabınız mı? Ya görmezden gelirsiniz, ya da yüreğiniz yetiyorsa “Bu kişinin ne işi var burada? Derhal terk etsin. Yoksa ben bu törenleri protesto edip ayrılırım” diyebilirdiniz. Bunları yanlışlıkla yapmadınız. Yüreğinize Tayyip Erdoğan ve Saray sevgisi o kadar işlemiş ki, Erdoğan’ın oğlunu görür görmez, tüm sıfatlarınızı ve partililerinizi ayaklarınızın altına alıp, oturmakta olan Bilal’in elini sıkıyorsunuz. Yazık. Size hiçbir şey öğretememişiz!
Değerli Okurlar;
Türk Milleti olarak toprağa verdiğimiz şehitler, vatanseverler yetmedi mi?
Daha kimlerin kurban edilmesini seyredeceksiniz?
Yarın bizlerin ardından da, aynen rahmetli Paşa Soner Polat’a yaptığınız gibi
“Bir Atatürkçüyü, bir vatanseveri kaybettik. Büyük kayıp” mı diyeceksiniz?
Türk Vatanını tüm iç-dış kollarıyla sarmış bu ahtapotla hep beraber mücadele edersek ancak başarılı olabiliriz. Unutmayın, artık bir Atatürk’ümüz yok.
Sosyal medyada, Çoban Ateşi Hareketinin tüm iletişim bilgileri mevcut.
Lütfen katılın. Bilginizle, çevrenizle, Atatürkçü genç kadın ve erkeklerinizle, birikiminizle, dualarınızla bizlere destek verin.
Bizler sizler gibi vatana sevdalı, basit insanlarız. Erdoğan, güvenli bölgede Suriyelilere 250-300 metrekare ev yapmak istiyor. Bizlerin evleri 70-100-150 metrekare. Ama bizim evlerimizde, Atatürk ve silah arkadaşlarının emanetlerine sahip çıkacak “Çoban Ateşleri” devamlı yanar, eminim sizlerde de böyledir.
Takdir sizlerindir. Ya bizlerle birlikte olursunuz ve insanlarımızı Allah ile aldatan bu tarikat ve Cemaat artığı seccade şeytanlarını def ederiz, ya da sadece eleştirerek- aman bana dokunulmasın diyerek devletimizin çöküşünü izlersiniz. Daha ne diyeyim, ne yazayım aziz Türk Milleti!
Sağlık ve başarı dileklerimle 05 Ekim 2019
Rifat Serdaroğlu

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı